beş mu’cize-i gaybiyeyi gösteren büyük âyetin nuruyla üçüncü kısmını yazmaya –şimdi beyanına iznim olmayan– üç sebep için mecbur oldum. Tafsilatını, izahatını, senetli hüccetlerini risalet-i Muhammediyeye (asm) dair Zülfikar Mu’cizat-ı Ahmediye (asm) ve Arabî Hizb-i Nurî’ye havale edip yalnız gayet muhtasar, kısacık üç işaret ile Arabî Hizb-i Nurî’nin hülâsasının bir hülâsası ve tesbihatta tekrar ettiğim kelime-i tevhid ile daimî virdim bir tefekkür-ü Arabî olarak burada yazılan risaleciğinin مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِ şehadetine dair parçanın bir nevi tercümesi, İkinci ve Üçüncü İşaret’te yazılacak.
BİRİNCİ İŞARET: Bu kâinat sahibinin tezahür-ü rububiyetine ve sermedî uluhiyetine ve nihayetsiz ihsanatına küllî bir ubudiyet ve tanıttırmakla mukabele eden Muhammed aleyhissalâtü vesselâm, bu kâinatta güneşin lüzumu gibi elzemdir ki nev-i beşerin üstad-ı ekberi ve büyük peygamberi ve Fahr-i Âlem ve
لَوْلَاكَ لَوْلَاكَ لَمَا خَلَقْتُ الْاَفْلَاكَ
hitabına mazhar ve hakikat-i Muhammediye, hem sebeb-i hilkat-i âlem hem neticesi