İçeriğe atla
El-Hüccetü'z-Zehra Risalesi
On Beşinci Şuâ · Sayfa 28

kendim namazdaki tefekkürümü yazmasına bir cihette mecbur oldum. بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ kelimesini Nur’un iki üç risalelerine havale edip اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ den başlıyorum.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ ۞

اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ ... الخ

BİRİNCİ KELİME: اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ dir. Bundaki hüccet-i imaniyeye gayet kısa bir işaret:

Evet, kâinatta medar-ı hamd ve şükür olan kasdî in’amlar ve nimetler, hususan kan ve fışkı içinden safi, temiz, gıdalı sütü âciz yavrulara göndermek ve ihtiyarî ihsanlar ve hediyeler ve merhametli ikramlar ve ziyafetler zemin yüzünü, belki kâinatı doldurmuş. Onların fiyatı dahi başta Bismillah, âhirde Elhamdülillah, ortada nimette in’amı hissetmek ve Rabb’ini onun ile tanımaktır.

Sen kendi nefsine, midene, duygularına bak! Ne kadar şeylere, nimetlere muhtaçtırlar. Ve ne derece hamd ve şükür fiyatıyla rızıkları,