doksanı nefs-i emmareye tabi olup millet ve vatanı anarşiliğe sevk etmek ihtimalinin düşünülmesi ve o belaya karşı bir çare taharrisi, yirmi sene evvel beni siyasetten ve bu asırdaki insanlarla uğraşmaktan kat’iyen men’ettiği gibi; Risale-i Nur’u hem şakirdlerini, bu zamana karşı alâkalarını kesmiş; hiç onlarla ne mübareze ne meşguliyet yok.
Madem hakikat budur, adliyelerin değil beni ve onları ittiham etmek belki Risale-i Nur’u ve şakirdlerini himaye etmek en birinci vazifeleridir.
(Tarihçe-i Hayat)
***