Elcevap: İman-ı tahkikînin dersleri, gerçi nazarı âhirete baktırıyor fakat dünyayı, o âhiretin mezraa ve çarşısı ve bir fabrikası göstermekle, daha ziyade dünya hayatına çalıştırır. Hem imansızlıktaki müthiş bir surette kırılan kuvve-i maneviyeyi, gayet kuvvetli bir tarzda kazandırır. Ve meyusiyet içinde atalet ve lâkaytlığa düşenleri şevk ve gayrete, sa’ye sevk eder, çalıştırır. Acaba bu dünyada yaşamak isteyenler, böyle hayat-ı dünyeviyenin lezzetini hem çalışmaya şevki hem hadsiz musibetlerine karşı dayanmaya medar kuvve-i maneviyesini temin eden ve itiraz kabul etmeyen deliller ile ispat edilen iman-ı tahkikînin derslerine yasak denecek bir kanunun vücudunu kabul ederler mi ve öyle bir kanun olabilir mi?
(Tarihçe-i Hayat)
Evet, inkâr edilmez ki kâinatta dinsizlik ile dindarlık, Âdem zamanından beri cereyan edip geliyor ve kıyamete kadar gidecektir. Bu meselemizin künhüne vâkıf olan herkes, bize olan bu hücumun, doğrudan doğruya dinsizlik hesabına dindarlığa bir taarruz olduğunu anlar. Ekser-i hükemanın Garp’ta ve Avrupa’da zuhuru ve ağleb-i enbiyanın Şark’ta ve Asya’da tulûları kader-i ezelînin bir işaret ve