Yegâne gaye ve maksat, rıza-yı İlahî yolunda hizmet-i Kur’aniye ve imaniye olup her türlü eziyet ve işkencelere karşı dahi menfî hareketlere tevessül edilmemesi hakkında, Üstad Bedîüzzaman Hazretlerinin âhirete teşrifinden iki üç ay evvel Ankara’da bazı Nur talebelerine hitaben verdiği umumî dersten bir kısım notlar ki bir nevi vasiyeti hükmündedir.
Bizim vazifemiz müsbet hareket etmektir. Menfî hareket değildir. Rıza-yı İlahîye göre sırf hizmet-i imaniyeyi yapmaktır, vazife-i İlahiyeye karışmamaktır. Bizler asayişi muhafazayı netice veren müsbet iman hizmeti içinde her bir sıkıntıya karşı sabırla, şükürle mükellefiz.
Mesela, kendimi misal alarak derim: Ben eskiden beri tahakküme ve terzile karşı boyun eğmemişim. Hayatımda tahakkümü kaldırmadığım, birçok hâdiselerle sabit olmuş. Mesela, Rusya’da kumandana ayağa kalkmamak, Divan-ı Harb-i Örfîde idam tehdidine karşı mahkemedeki paşaların suallerine beş para ehemmiyet vermediğim gibi dört kumandanlara