İçeriğe atla
Barla Lâhikası
YİRMİ YEDİNCİ MEKTUP VE ZEYLLERİ · Sayfa 30

Hayfâ ki bu Nurlar şimdilik (Hâşiye) lihikmetin pek mahdud sahada ve ancak mü’minler içinde neşredilebilir.

اَلصَّبْرُ مِفْتَاحُ الْفَرَجِ ۞ اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الصَّابِرٖينَ

Hulusi

***

Otuz İkinci Söz’ün Üçüncü Mevkıf’ını da Hakkı Efendi kardeşimizle merak ve dikkatle okuduk. Cidden çok âlî mefhumu var. Tavsife bu âcizin kudreti olsa belki bu İkinci Nokta için pek ziyade rahatsız etmeye cesaret ederdim. Heyhat ki diğer hususatta olduğu gibi bunda da sıfru’l-yed bulunuyorum. Yalnız hulus ve safiyetle ve kısaca derim: Belki diğer bütün Sözler’in daha fevkinde parlayan bir necm-i nur-efşandır.

(Doktordan Mi’rac’ı nasıl bulduğunu sordum. Doktor Kemal der: “Eserin pek büyük kıymetini takdir etmek için İslâm olmaya bile lüzum yok, insan olmak kâfi.” cevabını verdi.)

Hulusi

***

Bizler ki elhamdülillahi teâlâ âhiret kardeşiniz, Kur’an hizmetinde âciz hizmetkârınız, esrar-ı Kur’aniyenin beyanında “Eşşükrülillahi teâlâ” Ashab-ı Kehf gibi musahibiniziz. Liyakat ve kifayetimizin çok fevkinde mahza bir lütuf ve inayet-i Samedanî olarak talebeniz bulunuyoruz. Bundaki niam-ı Sübhaniyeye hamd ve şükürden âciz bulunuyoruz.

Hulusi

***

Otuz İkinci Söz’ün Birinci Mevkıf’ını, ramazan hediyesini ikmale muvaffak oldum. Tevfik-i Hudâ yoldaşım olursa diğerlerini de inşâallah emir buyurduğunuz müddette yazarım. Bu kadar kıymetli ve nurlu Sözler’in en hüsünlü hat ile ve hattâ altın ile yazılması lâyık ve muktezî iken, hasbe’l-kader bu bîçare kardeşinizin perişan ve belki ancak okunabilir, hatalı hattı ile yazılması da hamd ve şükrümü

___

Hâşiye: Bundan otuz beş sene evvel.